Apartman ve sitelerde yaşanan en büyük krizlerin başında, düzenli ödenmeyen aidatların bina bütçesinde yarattığı açıklar gelir. Asansör bakımı, SGK ödemeleri ve temizlik gibi zaruri ihtiyaçların aksamaması için yöneticilerin aidat borçlarını yasal yollarla tahsil etmesi gerekmektedir.
Birçok yönetici "komşumla kötü olmayayım" düşüncesiyle bu süreci geciktirir. Ancak aidat ödemeyen kişiye karşı yasal hakkını aramamak, düzenli ödeyen komşuların hakkına girmek demektir. Peki, hukuki tahsilat süreci nasıl işler?
Kat Mülkiyeti Kanunu (KMK) Gecikme Faizi İçin Ne Diyor?
"634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu (KMK) Madde 20 gereğince; gider veya avans payını (aidatı) ödemeyen kat maliki hakkında, ödemede geciktiği günler için aylık yüzde 5 hesabıyla gecikme tazminatı ödemekle yükümlüdür."
Bu çok kritik bir maddedir. Piyasada uygulanan standart yasal faizlerin aksine, apartman aidat borçlarında devletin öngördüğü aylık %5 (yıllık %60) gecikme tazminatı uygulanır. Bu durum, ödeme yapmamakta ısrar eden kişilere karşı yönetimin elindeki en büyük yasal güçtür.
İcra Takibi Başlatmak İçin İhtarname Şart Mı?
Sanılanın aksine, aidat borcundan dolayı icra takibi başlatmak için borçluya noter kanalıyla veya elden ihtarname çekmek yasal bir zorunluluk DEĞİLDİR. Karar defterine işlenmiş ve tebliğ edilmiş işletme projesi (bütçe planı) icra takibi başlatmak için yeterlidir. İcra Dairesi'ne başvurularak doğrudan "İlamsız İcra Takibi" başlatılabilir.
Kiracı Ödemezse Ev Sahibi Sorumlu Mudur?
Aidat krizlerinde en sık yaşanan durumlardan biri de kiracının ödeme yapmadan binadan ayrılmasıdır. Yasa bu konuda da bina yönetimini korur:
- KMK'ya göre kat maliki (ev sahibi) ve mülkü kullanan (kiracı) aidat borcundan müteselsilen sorumludur.
- Kiracının aidat borcu yüzünden doğrudan mülk sahibine icra takibi başlatılabilir.
- Kiracının sorumluluğu, ödemekle yükümlü olduğu kira miktarı ile sınırlıdır.